Изучаем турецкий язык с нуля!
Текст для чтения 5

Cem sağını solunu bilmiyordu – Джем не различал право и лево

Cem güler yüzlü bir çocuktu. Annesini üzmez, kardeşleriyle iyi geçinirdi. Onu herkes severdi. İlkokula yeni başlamıştı. İlk gün, bahçede boy sırasına göre diziliyorlardı. Cem, Erdal’a eş olmuştu.
Öğretmen:
— Çocuklar şimdi eşlerinizi iyi tanıyın. Biraz sonra sırayı dağıtacağım. Benim yardımım olmadan, eşinizi bulup sıradaki yerinize geçeceksiniz, dedi. Cem ile Erdal dikkatle birbirlerine baktılar. Bir süre sonra öğretmen:
— Sırayı bozup dağılın, diye bağırdı.
Çocuklar bahçenin dört bir yanına dağıldılar. Yeniden dizilmeye gelince, pek çoğu eşlerini bulmakta zorluğa düştüler.
Cem dudağını sarkıtmış çevresine bakınıp duruyordu. Ötede Erdal da onu arıyordu. Daha sonra, öğretmenin yardımıyla, bir kez daha eskisi gibi dizildiler, «Eşler el ele tutuşsunlar.» dedi öğretmen. Çocuklar birbirlerinin ellerini sıkı sıkı kavradılar.
Öğretmen:
— Ali, sol tarafındaki arkadaşına bak. Adını sor, diye seslendi.
Ali biraz durakladı. Sol yanını kestirememişti. Öğretmen yanına gelerek:
— Sol kolun hangisi? diye sordu. Ali cevaplayamadı. Yalnız Ali değil pek çok öğrenci sağ koluyla solunu ayıramıyordu. Hele Cem, hiç bilemiyordu sağını solunu. Öğretmen, çocuklara sağlarını sollarını belletmek için birçok yol denedi. Bazı çocuklar çabucak kavradılar. Bazıları ise öğrenemediler. Cem de belleyemiyordu bir türlü.
Akşamüstü eve dönünce, okuldaki çalışmaları annesine anlattı. Sağ koluyla sol kolunu ayırt edemediğinden yakındı.
Annesi:
Ondan kolay ne var oğlum! Bebekken, sağ koluna çiçek aşısı yaptırmıştım. Koskocaman iz bıraktı, diyerek Cem’in gömleğinin kolunu sıyırıp aşı izini gösterdi:
— Bak, işte bu sağ kolun! Unutma, aşılı kolun sağ kolun, dedi.
Aradan birkaç gün geçti. Annesi o gün aşure yapmıştı. Bir bölüğünü tabaklara koyup komşulara dağıtacaklardı... Cem dağıtma içinde annesine yardım ediyordu. Yakın komşuların hepsine birer tabak götürüp verdi.
Annesi:
— Yoruldun oğlum. Eline sağlık, sadece bir tabak kaldı. Onu da Hacı teyzelere götüreceksin, dedi.
Cem:
— Onlar ev değiştirdiler. Yeni evlerini bilmiyorum.
— Ben anlatırım şimdi. Eski evlerine yakın sayılır. İki sokak aşağıya ineceksin. Sağdaki ikinci sokağa sapacaksın. Sokağın sonuna doğru, küçük bir çeşme var. Onun yanındaki ev. Kapıdan girince beş basamaklı bir merdiven çıkacaksın. Sonra sağdaki kapıyı çalacaksın, anladın mı?
Cem şöyle bir düşündü ve:
— Anladım galiba, dedi. Annesi aşure kabını uzatırken, evi bir kez daha tarif etti...
Cem:
— Bu çok büyük bir tabak anne üstelik ağır da... diye sızlandı.
Annesi:
— Onlar kalabalık bir aile oğlum. Az yollarsak ayıp olur. Tabağa dikkat et, elinden kaydırma sakın... diyerek onu kapıya yöneltti.
Cem, Hacı teyzelerin eski evinin önüne gelince, şöyle bir durup çevresine bakındı. Sonra aşağı yola doğru yürüdü. İkinci sokağı buldu. Bu sokak sağlı sollu, iki yana uzayıp gidiyordu. Hangisine sapacağını düşündü: Sağdakine demişti annesi. Fakat o, sağını unutmuştu yine... Tam o sırada, Hacı teyzelerin eski komşularından biri çıktı karşısına. Cem hemen ona yolu sordu. Sokağa girince, çeşmeyi ve evi kolayca buldu. Bahçe kapısı açıktı. İçeriye girip beş basamaklı merdiveni çıktı... Sahanlığın sağ ve sol yanında iki kapı vardı.
Cem:
— Hangisini çalacaktım? diye mırıldandı. Sağdaki kapıyı çal, demişti annesi. Fakat Cem sağını solunu kestiremiyordu bir türlü.
Aşure kabını göğsüne bastırıp, gömleğinin bir kolunu yukarıya doğru sıyırmaya girişti. Amacı aşı izini bulmaktı. Yorgunluktan ve sıkıntıdan ter içinde kalmıştı. Gömleğini çekiştirirken birden, aşure kabı kollarından kaydı. Üstüne doğru devrilip yere düştü. Cem’in giysileri, aşureye bulandı. Porselen kap kırılmış, bin parça olmuştu. Gürültüyü duyan Hacı teyze:
— Hayırdır inşallah! diyerek kapıya koştu. Cem ile burun buruna geldiler. Cem şaşkınlık içinde bir an durakladı. Sonra ağlayarak, Hacı teyzenin kucağına atıldı...

Словарь к тексту

ağır - тяжелый
amaç - цель
aşağıya inmek - спускаться вниз
aşure - ашура Подсказка
ayıp - стыдно
ayırmak - разделять, отделять
basamak - ступенька
bastırmak - прижимать
belletmek - заставить заучить, запомнить
bir türlü - никак
bozmak - портить
bölüm - часть, группа
burun - нос
çekiştirmek - тянуть в разные стороны
çeşme - фонтан, источник с водой
çiçek aşısı - противооспенная вакцина
dağılmak - распадаться, расходиться
dağıtmak - раздавать, делить
değiştirmek - изменять
denemek - пробовать, пытаться
devrilmek - повалиться, свалиться
dikkat etmek - быть внимательным
dizilmek - выстраиваться в ряд
duraklamak - останавливаться на короткое время
el ele tutuşmak - хватать за руки друг друга
- пара, партнер
girişmek - приниматься за что-либо
gürültü - шум
iz - след, рубец, шрам
kalabalık - переполненный (людьми)
kapıyı çalmak - стучать, звонить в дверь
kavramak - охватывать, обнимать
kaydırmak - заставлять скользить
kestirmek - определять, решать
kırılmak - разбиваться
kucak - объятия
merdiven çıkmak - подниматься по лестнице
mırıldanmak - бормотать, бурчать, говорить себе под нос
parça - кусок, часть
porselen - фарфоровый
sağ - правая сторона
sapmak - поворачивать
sarkıtmak - опускать, свешивать
sayılmak - считаться
seslenmek - крикнуть, позвать
sıkı sıkı - крепко
sıkıntı - трудность, затруднение
sıyırmak - содрать
sızlanmak - жаловаться
sol - левая сторона
şaşkınlık - удивление, изумление
tarif etmek - описывать, объяснять
ter içinde kalmak - запариться, сильно устать, умаяться
uzamak - удлиняться, тянуться
uzatmak - протягивать
üzmek - огорчать, беспокоить
yan - бок, сторона
yorgunluk - усталость
yöneltmek - направлять
yürümek - идти, шагать
zorluk - трудность

Вопросы к тексту

  1. Cem nasıl bir çocuktu?
  2. Cem kime eş olmuştu?
  3. Öğretmen çocuklardan neler istedi?
  4. Çocukların çoğu eşlerini bulmakta zorlandılar mı?
  5. Ali sol yanını ayırt edebildi mi?
  6. Öğrenciler sol kolunu ayırabiliyorlar mıydı?
  7. Cem akşamüstü eve dönünce annesine ne anlattı?
  8. Anne sağ koluyla solunu ayırmak için Cem’e ne gösterdi?
  9. Cem’in sağ koluna ne oldu?
  10. Cem kime aşure götürdü?
  11. Cem Hacı teyzelerin eski komşularından birine ne sordu?
  12. Cem Hacı teyzenin evine gelince hangi kapısını çalmayı biliyor muydu?
  13. Cem ne yapmaya karar verdi?
  14. Cem gömleğini çekiştirirken ne oldu?