Learning Turkish from scratch!
Lesson 23 · Ders 23

Adverbial verb forms. The passive voice in the Turkish language

Lesson vocabulary

- hungry
dikkatli - careful, attentive
güven - trust, confidence
iştah - appetite
kafes - cage
karne - report card
kızgın - angry, mad
kızmak - to get angry, to be mad
kirlenmek - to get dirty
para biriktirmek - to save money
sabır - patience
sabırsız - impatient
sabırsızlanmak - to be impatient, to lose patience
şanslı - lucky, fortunate
tamamlamak - to complete, to finish
toplantı - meeting
uyanmak - to wake up

The -(y)alı, -(y)eli and -dığından beri forms

In the Turkish language, there are two forms that are equivalent in meaning and are interchangeable. The first is a verbal adverb (gerund), while the second is a verbal noun construction. In English, these forms are translated using a complex sentence with a time clause starting with “since...”.

The affix -(y)alı, -(y)eli is attached directly to the verb stem:

  1. Buraya geleli iki ay oldu. - It has been two months since I came here.
  2. Maç başlayalı hiç gol almadı. - Since the match started, no goals have been scored.

The -dığından beri construction consists of the verb stem + the affix -dık, -dik, -duk, -dük (with k changing to ğ) + possessive affixes + the ablative case affix + the postposition beri:

Gelmek - gel + diğ + im + den beri

 
Ben geldiğimden beri
Biz geldiğimizden beri
 
Sen geldiğinden beri
Siz geldiğinizden beri
 
O geldiğinden beri
Onlar geldiklerinden beri

Ailemden ayrıldığımdan beri onları hiç aramadım. - I haven’t called my family at all since I left them.

Negative form

 
Ben gelmediğimden beri
Biz gelmediğimizden beri
 
Sen gelmediğinden beri
Siz gelmediğinizden beri
 
O gelmediğinden beri
Onlar gelmediklerinden beri

Sana mektup yazmadığımdan beri altı ay geçti. - Six months have passed since I last wrote you a letter (lit: since I haven’t written you a letter).

Exercise 23.1. Write the sentences using the verbs given in brackets in the -(y)alı, -(y)eli form.

  1. Sen (gitmek) yüzüm gülmüyor.
  2. Onu (görmemek) yıllar geçti.
  3. “Vampir” filmini (seyretmek) geceleri çok korkarım.
  4. Elektrikler (kesilmek) üç gün oluyor.
  5. Çiçekleri (sulamak) bir hafta oldu.
Key

Exercise 23.2. Write the sentences using the verbs given in brackets in the -dığından beri form.

  1. Ne zamandan beri onu görmüyorsun? (okul bitmek)
  2. Ne zamandan beri doktora gitmiyorsun? (iyileşmek)
  3. Ne zamandan beri onu seviyorsun? (ilk görmek)
  4. Çocuk ne zamandan beri ağlıyor? (uyanmak)
  5. Siz ne zamandan beri Türkçe öğreniyorsunuz? (okul başlamak)
Key

The -dığı halde form

The complex form -dığı halde corresponds to an English concessive clause starting with “although...”, “even though...”, or “despite the fact that...”.

This construction is formed as follows: the verb in the -dık, -dik, -duk, -dük form (with k changing to ğ) + possessive affixes + the function word hal in the locative case:

 
Ben geldiğim halde
Biz geldiğimiz halde
 
Sen geldiğin halde
Siz geldiğiniz halde
 
O geldiği halde
Onlar geldikleri halde

Gelmek - gel + diğ + im hal + de

Çok fakir olduğu halde kardeşlerine yardım ediyordu. - Although he was very poor, he helped his siblings.

Negative form

 
Ben gelmediğim halde
Biz gelmediğimiz halde
 
Sen gelmediğin halde
Siz gelmediğiniz halde
 
O gelmediği halde
Onlar gelmedikleri halde

Fuat acıkmadığı halde yemek yiyor. - Although Fuat is not hungry, he is eating.

Exercise 23.3. Write the sentences using the verbs given in brackets in the -dığı halde form.

  1. Gençliğinde çok (spor yapmak) halde çabuk ihtiyarladı.
  2. Kendini iyi (hissetmek) işe gitti.
  3. İstanbul’u çok iyi (bilmek) kayboldum.
  4. Hava kötü (olmak) pikniğe gittik.
  5. Dün gece erken (yatmak) geç uyandım.
  6. Key
  7. İmtihana çok iyi (çalışmak) zayıf aldım.
  8. Ben dikkatli (olmak) konuyu anlamadım.
  9. Elleri (kirlenmemek) ellerini yıkadı.
  10. Arkadaşlarım (söz vermek) beni çağırmadılar.
  11. Parası çok az (olmak) bir fakire yardım etti.
Key

The -dığı için and -acağı, -eceği için forms

These constructions consist of the verbal noun ending in -dık, -dik, -duk, -dük (with k changing to ğ), which places the sentence in the past or present tense, or the verbal noun ending in -acak / -ecek (with k changing to ğ), which designates the future tense + possessive affixes + the postposition için.

Gelmek

gel + diğ + im için
gel + eceğ + im için

Ben geldiğim (geleceğim) için
Biz geldiğimiz (geleceğimiz) için
Sen geldiğin (geleceğin) için
Siz geldiğiniz (geleceğiniz) için
O geldiği (geleceği) için
Onlar geldikleri (gelecekleri) için

In English, these constructions translate into clauses of reason starting with “because...”, “since...”, or “as...”.

  1. Eve zayıf karne götürdüğüm için babam çok kızdı. - My father got very angry because I brought home a bad report card.
  2. Yazın Antalya’ya gideceğim için çok heyecanlıyım. - I am very excited because I am going to Antalya in the summer.

Negative form

Ben gelmediğim (gelmeyeceğim) için
Sen gelmediğin (gelmeyeceğin) için
O gelmediği (gelmeyeceği) için
Biz gelmediğimiz (gelmeyeceğimiz) için
Siz gelmediğiniz (gelmeyeceğiniz) için
Onlar gelmedikleri (gelmeyecekleri) için

  1. Bu konuyu anlamadığım için tekrar öğretmene sordum. - Since I didn't understand this topic, I asked the teacher again.
  2. Toplantıya katılmayacağım için özür dilerim. - I apologize, as I will not be attending the meeting.

Exercise 23.4. Write the sentences using the verbs given in brackets in the -dığı için form.

  1. Emre, çok yorgun (olmak) okula gidemedi.
  2. Siz evi (almak) çok şanslısınız.
  3. Öğrenciler imtihana (hazırlanmamak) zayıf aldılar.
  4. Bana güven (göstermek) teşekkürler.
  5. Onun babası buna (izin vermek) o çok seviniyordu ve sabırsızlanıyordu.
Key

Exercise 23.5. Write the sentences using the verbs given in brackets in the -acağı, -eceği için form.

  1. Okulumu başarıyla (bitirmek) çok mutluyum.
  2. Araba (almak) para biriktiriyorum.
  3. Seni bir daha (görmemek) çok üzgünüm.
  4. Yarın arkadaşımı (görememek) bunu haber veremeyeceğim.
  5. Yaşlı adam yiyecek bir şey (bulamamak) aç yatmak zorunda kalacak.
Key

The passive voice

The primary meaning of the passive voice in the Turkish language is the same as in English: passive voice forms denote actions without specifying the actual doer of these actions.

Active construction

Fuat arabayı yıkadı. - Fuat washed the car.
Feride, kafesteki kanaryaları besledi. - Feride fed the canaries in the cage.

Passive construction

Araba yıkandı. - The car was washed.
Kafesteki kanaryalar beslendi. - The canaries in the cage were fed.

Passive voice forms are created from any verb by attaching the following affixes:

1. -n, if the verb stem ends in a vowel:

dinlemek - dinle + n + mek
okumak - oku + n + mak
beklemek - bekle + n + mek

  1. Yemekler iştahla yendi. - The food was eaten with an appetite.
  2. Güzel bir gün yaşandı. - A beautiful day was lived (experienced).

2. -ıl, -il, -ul, -ül, if the verb stem ends in a consonant (except l):

yazmak - yaz + ıl + mak
vermek - ver + il + mek
içmek - iç + il + mek

  1. Tavuk pişirilecek. - The chicken will be cooked.
  2. Süt içildi. - The milk was drunk.

3. -ın, -in, -un, -ün, if the verb stem ends in the consonant l:

almak - al + ın + mak
gelmek - gel + in + mek
bilmek - bil + in + mek

  1. Annemin bileziği çalındı. - My mother’s bracelet was stolen.
  2. Elma bölündü. - The apple was divided.

Exercise 23.6. Write the sentences using the passive voice.

  1. Dün gece çok kötü bir rüya gördüm.
  2. Konsere gitmek için bilet aldık.
  3. Annem mutfaktaki bütün bulaşıkları yıkadı.
  4. Ressam bu tabloyu iki ayda tamamladı.
  5. Dedem bahçedeki çiçekleri suladı.
Key

The word-building affix -gı/-kı

The word-building affix -gı / -kı has 8 phonetic variants: -gı / -kı, -gi / -ki, -gu / -ku, -gü / -kü. It forms verbal nouns with abstract and concrete meanings:

Bilmek - bil + gi - knowledge
Çalmak - çal + gı - musical instrument
Bitmek - bit + ki - plant
Basmak - bas + kı - printing, press, edition
Saymak - say + gı - respect
Tutmak - tut + ku - passion, strong desire
Sevmek - sev + gi - love
Duymak - duy + gu - feeling, emotion
Asmak - as + kı - hanger
Silmek - sil + gi - eraser