Learning Turkish from scratch!
Lesson 11 · Ders 11

The present-future tense -r / -ır / -ar in Turkish

Lesson vocabulary

bağırmak - to shout, to yell
cevap - answer, reply
çizmek - to draw, to sketch (a line)
dişler(ini) fırçalamak - to brush one’s teeth
fincan - cup
hoşlanmak - to like, to enjoy
ışık - light
içki - alcoholic drink, liquor
ölmek - to die
sık sık - often, frequently
sınıfı geçmek - to pass the grade/class
yalan söylemek - to tell a lie
yatmak - to lie down, to go to bed
yüksek - high
yüksek sesle - loudly

The present-future tense (geniş zaman): affirmative form

The present-future tense (also known as the Aorist) describes actions that are not strictly bound to a specific moment or timeframe. (“The sun rises in the east”).

The present-future tense denotes actions that:

1) express characteristics of a group or class of objects (general truths)

Sonbahar mevsiminde kuşlar göç eder. - Birds migrate in the autumn season.

Bebekler çok ağlar. - Babies cry a lot.

2) are habitual, regular actions, customs, etc.

Her yemekten sonra dişlerimi fırçalarım. - I brush my teeth after every meal.
Biz her hafta sonu tiyatroya gideriz. - We go to the theater every weekend.

The present-future tense can convey additional nuances:

1) a polite request or offer

Bana kalem verir misin? - Would you give me a pen?
Bir fincan kahve içer misin? - Would you like to drink a cup of coffee?

2) assumed or intended future action (promises/spontaneous decisions)

İki saat sonra dönerim. - I will return in two hours.

The present-future tense is actively used in proverbs and sayings.

Ne ekersen onu biçersin. - You reap what you sow.

Gerçek dost kara günde belli olur. - A friend in need is a friend indeed.

Rotası olmayan gemiye hiçbir rüzgâr fayda vermez. - No wind favors a ship with no set course.

There are some specific rules for forming the present-future tense.

1) If the verb stem ends in a vowel, the affirmative form is created by adding the affix -r:

söyle + r = söyler
oku + r = okur
bekle + r = bekler

2) If the verb stem ends in a consonant (and has more than one syllable), the affixes -ır, -ir, -ur, -ür are attached:

anlat + ır = anlatır
bitir + ir = bitirir
konuş + ur = konuşur
görüş + ür = görüşür

3) If the verb stem has only one syllable ending in a consonant, the affixes -ar, -er are attached:

bak + ar = bakar
yaz + ar = yazar
çiz + er = çizer
gez + er = gezer

However, in the Turkish language, there are thirteen exceptional one-syllable verbs that form the present-future tense using affixes with narrow vowels (-ır, -ir, -ur, -ür).

 

al + ır = alır
kal + ır = kalır
var + ır = varır
san + ır = sanır
bil + ir = bilir
ver + ir = verir
gel + ir = gelir

bul + ur = bulur
vur + ur = vurur
ol + ur = olur
dur + ur = durur
gör + ür = görür
öl + ür = ölür

The conjugation of the present-future tense is done using personal affixes.

yazmak
Ben yazarım
Sen yazarsın
O yazar
Biz yazarız
Siz yazarsınız
Onlar yazarlar

bilmek
bilirim
bilirsin
bilir
biliriz
bilirsiniz
bilirler

okumak
okurum
okursun
okur
okuruz
okursunuz
okurlar

görüşmek
görüşürüm
görüşürsün
görüşür
görüşürüz
görüşürsünüz
görüşürler

  1. Babam her sabah saat yedide işe gider. - My father goes to work at seven o’clock every morning.
  2. Emre çok güzel futbol oynar. - Emre plays football very well.

Negative form: affixes -maz / -mez

The negative form of the present-future tense is formed by attaching the negative affix -maz / -mez. The exceptions are the 1st person singular and plural forms (ben, biz). For them, the negative form is created using the affix -ma / -me. In the 1st person plural form, a buffer letter y is inserted between the negative affix and the personal ending. Personal endings follow the negative affix.

 

Ben yaz + ma + m
Sen yaz + maz + sın
O yaz + maz
Biz yaz + ma + y + ız
Siz yaz + maz + sınız
Onlar yaz + maz + lar

bil + me + m
bil + mez + sin
bil + mez
bil + me + y + iz
bil + mez + siniz
bil + mez + ler

1. Mehmet hiç kitap okumaz. - Mehmet doesn’t read books at all.
2. Babam sigara içmez. - My father doesn’t smoke.

Interrogative form

The interrogative form is created according to the general rule.

yazmak
Ben yazar mıyım?
Sen yazar mısın?
O yazar mı?
Biz yazar mıyız?
Siz yazar mısınız?
Onlar yazarlar mı?
bilmek
bilir miyim?
bilir misin?
bilir mi?
bilir miyiz?
bilir misiniz?
bilirler mi?
okumak
okur muyum?
okur musun?
okur mu?
okur muyuz?
okur musunuz?
okurlar mı?
görüşmek
görüşür müyüm?
görüşür müsün?
görüşür mü?
görüşür müyüz?
görüşür müsünüz?
görüşürler mi?
  1. Çiçekleri sevmez misin? - Don’t you like flowers?
  2. Annen hafta sonu kek yapar mı? - Does your mother bake a cake on weekends?

Negative-interrogative form

The negative-interrogative form is constructed by sequentially attaching the affix -maz / -mez for all persons and numbers, followed by the question particle / mi with the necessary personal affix.

 

Ben yazmaz mıyım?
Sen yazmaz mısın?
O yazmaz mı?
Biz yazmaz mıyız?
Siz yazmaz mısınız?
Onlar yazmazlar mı?

bilmez miyim?
bilmez misin?
bilmez mi?
bilmez miyiz?
bilmez misiniz?
bilmezler mi?

  1. Akşamları parka gitmez misin? - Don’t you go to the park in the evenings?
  2. Öğle yemeğini lokantada yemez misin? - Don’t you usually have lunch at the restaurant?

Exercise 11.1. Form all four forms of the present-future tense for the following verbs (for the 1st person singular ‘Ben’ - I):

Kalmak, durmak, temizlemek, gelmek, görmek, bakmak, beklemek, dönmek, almak, dinlemek, yemek, ağlamak, sevmek, yapmak, izlemek, olmak, korkmak, anlamak, yazmak.

Topic: My day (Bir günüm)

Exercise 11.2. Read the text.

Ben her sabah saat altıda kalkarım. Elimi ve yüzümü yıkarım. Annem güzel bir kahvaltı hazırlar. Saat yedide kahvaltı yaparım. Daha sonra okula giderim. Okuldan saat on iki buçukta çıkarım ve eve gelirim. Evde biraz dinlenirim. Dışarı çıkarım ve arkadaşlarımla futbol oynarım. Futboldan sonra eve gelirim, ders çalışırım. Akşam vakti kardeşlerimle oyun oynarım ve televizyon seyrederim. Biraz da telefonuma bakarım. Saat onda yatarım.

Key

Tell us about your day.

Exercise 11.3. Complete the sentences using the verbs given in brackets in the affirmative form of the present-future tense.

  1. Ömer gece dışarı (çıkmak)
  2. Öğrenciler her zaman ders (çalışmak)
  3. Teşekkür (etmek)
  4. Her akşam bize misafir (gelmek)
  5. Bazı insanlar çok (konuşmak) az iş (yapmak)
  6. Osman her yıl sınıfını (geçmek)
  7. Key
  8. İnsanları çok (sevmek)
  9. Ben her sabah parkta (yürümek)
  10. Ben Rusça ve İngilizce (bilmek)
  11. Dünyaya güneşten ışık (gelmek)
  12. Öğretmen bizi çok (sevmek)
  13. İnsanlar (doğmak) (büyümek) (ölmek)
Key

Exercise 11.4. Complete the sentences using the verbs given in brackets in the negative form of the present-future tense.

  1. Yaz mevsiminde kar (yağmak)
  2. Babam sigara (içmek)
  3. Kardeşim futbol (oynamak)
  4. Köpekler denizde (yaşamak)
  5. Ben sabahları geç (kalkmak)
Key

Exercise 11.5. Answer the questions using the verbs given in brackets in the present-future tense.

  1. Sen boş zamanlarında ne yaparsın?
    Ben (kitap okumak)
  2. Sen boş zamanlarında ne yaparsın?
    Ben (satranç oynamak)
  3. Sen boş zamanlarında ne yaparsın?
    Ben (resim yapmak)
  4. Sen boş zamanlarında ne yaparsın?
    Ben (karikatür çizmek)
  5. O boş zamanlarında ne yapar?
    O (radyo dinlemek)
  6. Key
  7. O boş zamanlarında ne yapar?
    O (şarkı söylemek)
  8. O boş zamanlarında ne yapar?
    O (çay içmek)
  9. Siz boş zamanlarınızda ne yaparsınız?
    Biz (futbol oynamak)
  10. Siz boş zamanlarınızda ne yaparsınız?
    Biz (yemek yapmak)
  11. Onlar boş zamanlarında ne yaparlar?
    Onlar (sohbet etmek)
Key

Exercise 11.6. Write the sentences in the negative form of the present-future tense.

  1. Ahmet çok yalan söyler.
  2. Arkadaşım futbolu çok sever.
  3. Ben her gün gazete okurum.
  4. Öğretmenimiz her zaman bağırır.
  5. Sınıfta yüksek sesle konuşurum.
Key

Topic: We are a happy family (Biz çok mutlu bir aileyiz)

Exercise 11.7. Read the text and answer the questions.

Text: Ceyda Hanım

Ceyda Hanım Türkiyeli. O, İstanbul’da oturuyor. İyi bir mesleği var. Özel bir şirkette muhasebecilik yapıyor.

Ceyda Hanım evli ve iki de çocuğu var. Serhat ile Ferhat. Onlar henüz küçük. Biri 5 yaşında diğeri ise 6 yaşında. Ana sınıfına gidiyorlar.

Ceyda Hanım’ın kocası Ferit, iyi bir öğretmen. O, Türk dilinden ders veriyor.

Ceyda Hanım ve kocası boş zamanlarında çocuklarıyla birlikte parka giderler, kitap okurlar, akrabalarını ziyaret ederler, televizyon seyrederler, müzik dinlerler. Onlar gezmeyi çok severler ve sık sık, neredeyse her hafta sonu akrabalarını ziyaret ederler. Onlar çok mutlu bir aile.

Key

  1. Onun mesleği ne?
  2. Ceyda Hanım nereli?
  3. O, nerede oturuyor?
  4. Ceyda Hanım evli mi?
  5. Ceyda Hanım’ın çocuklarının isimleri ne?
  6. Key
  7. Onlar kaç yaşında?
  8. Ceyda Hanım’ın kocasının adı ne?
  9. O ne iş yapıyor?
  10. Onlar gezmeyi seviyorlar mı?
  11. Onlar sık sık gezerler mi?
  12. Onlar boş zamanlarında ne yaparlar?

Key

Based on these questions, tell us about your family.

Word-building affix (-ı, -i, -u, -ü)m

This affix is very productive in the Turkish language. It is used to form verbal nouns that denote the name of an action or process, as well as nouns with specific concrete meanings.

Bilmek - bil + im - knowledge, science
Vermek - ver + im - productivity, yield
Duymak - duy + um - sensation, perception
Durmak - dur + um - situation, condition
Çizmek - çiz + im - drawing, sketch
Yazmak - yaz + ım - spelling, orthography
Doğmak - doğ + um - birth
Almak - al + ım - purchase, buying
Yıkmak - yık + ım - destruction, disaster
Giymek - giy + im - clothing, apparel
Takmak - tak + ım - set, suit, team
Öğretmek - öğret + im - education, teaching
Ölmek - öl + üm - death
Yapmak - yap + ım - production, making
Kurmak - kur + um - institution, foundation
Basmak - bas + ım - printing, edition
Batmak - bat + ım - setting (of the sun), sinking
Akmak - ak + ım - current, flow, trend