Learning Turkish from scratch!
Lesson 26 · Ders 26

Conditional forms -dıysa, -mışsa, -(y)acaksa, -saydı in the Turkish language

Lesson vocabulary

antrenman yapmak - to train, to practice
atmak - to throw
boyanmak - to be painted
cevaplamak - to answer
kiralamak - to rent
kopya çekmek - to cheat (on an exam)
köy - village, countryside
parti - party
patlıcan - eggplant
rejim yapmak - to go on a diet
saat kurmak - to set a clock/alarm
sinirlenmek - to get nervous/angry
sürücü kursu - driving course/school
telefon açmak - to make a phone call
terlemek - to sweat
uğramak - to drop by, to stop by
yetişmek - to catch, to arrive on time

Real conditionals (continued)

-dıysa

This form has 8 phonetic variants: -dıysa, -diyse, -duysa, -düyse / -tıysa, -tiyse, -tuysa, -tüyse. It is formed by adding the definite past tense affix to the verb stem + the -sa / -se affix (with a buffer y before it) + personal endings.

Affirmative form
Ben yazdıysam
Sen yazdıysan
О yazdıysa
Biz yazdıysak
Siz yazdıysanız
Onlar yazdılarsa

Negative form
yazmadıysam
yazmadıysan
yazmadıysa
yazmadıysak
yazmadıysanız
yazmadıylarsa

The form ending in -dıysa indicates a condition related to an action that took place in the past and translates into English as an “if” clause with a past tense verb (often present perfect or simple past).

  1. Kitabı okuduysan bana ver. - If you have read the book, give it to me.
  2. Konuyu anladıysanız başka konuya geçelim. - If you understood this topic, let’s move on to another one.
  3. Bu ilâcı doktor tavsiye etmediyse alamazsın. - If the doctor hasn’t recommended this medicine, you cannot buy it.

Exercise 26.1. Write sentences using the verbs given in brackets in the conditional form ending in -dıysa.

  1. Sizi çok (bekletmek) özür dilerim.
  2. Teyzeni çok (özlemek) niçin ziyaretine gitmiyorsun?
  3. Mektubumu (okumak) cevap ver.
  4. Buraları daha önce (gezmemek) sizi gezdirebilirim.
  5. İmtihanları (bitirmek) çıkabilirsiniz.
  6. Dün gece (uyumamak) bugün erken yatmalısınız.
  7. Yemekler (hazırlanmak) misafirleri içeri alalım.
  8. Ayşe (gelmemek) mutlaka hastadır.
  9. Alışverişi (bitirmek) gidebiliriz.
  10. Kitabı (okumamak) bu soruları cevaplayamazsınız.
Key

Exercise 26.2. Choose a suitable verb by meaning and write sentences in the conditional form ending in -dıysa.

Hazırlanmak giymek çıkmak almak çalmak
  1. Sınava iyi not alırsın.
  2. Telefon niçin cevap vermedin?
  3. Çok kilo rejim yapmalısın.
  4. Baban hastahaneden ziyaretine gidelim.
  5. Elbiselerini çıkabilirsiniz.
Key

Exercise 26.3. Match the statements according to their meaning.

1.
Beni dinlediyseniz
A.
öğretmenden özür dilesin
2.
Yemeği çok beğendiysen
B.
hemen hastahaneye gitsinler
3.
Babanın arabası bozulduysa
C.
sorulara cevap verebilirsiniz
4.
Misafirler yemekten zehirlendilerse
D.
biraz daha al
5.
Ali sınıfa geç geldiyse
E.
tamirciye telefon aç
Key

-mışsa

This form is created by attaching the reported past tense affix to the verb stem + the -sa / -se affix + personal endings.

Affirmative form
Ben yazmışsam
Sen yazmışsan
O yazmışsa
Biz yazmışsak
Siz yazmışsanız
Onlar yazmışlarsa

Negative form
yazmamışsam
yazmamışsan
yazmamışsa
yazmamışsak
yazmamışsanız
yazmamışlarsa

The verb in the subordinate clause expresses a condition about which the speaker lacks reliable, firsthand information or about which they have some doubt. Overall, forms ending in -mışsa are synonymous with -dıysa forms and are also translated into English as “if” clauses with a past tense verb, but they are less commonly used.

  1. Yemeklerini yemişlerse hemen işe başlasınlar. - If they have (reportedly/apparently) eaten their meal, let them start working immediately.
  2. Annesini çok özlemişse telefon açsın. - If he has missed his mother a lot, he should call her.
  3. Iyi çalışmamışsanız bu imtihana zorlanırsınız. - If you haven’t studied well, you will struggle with this exam.

Exercise 26.4. Choose a suitable verb by meaning and write sentences in the conditional form ending in -mışsa.

Bozulmak beklemek boyanmak seyretmek görmek
  1. Bu yerleri daha önceden çok beğenecek.
  2. Öğrenciler bu filmi başka bir filmi de kiralayabilirsin.
  3. Duvarlar geçen yıl bu yıl mutlaka boyanır.
  4. Çalar saati vaktinde gelecektir.
  5. Eğer onu çok sana çok sinirlenmiştir.
Key

-(y)acaksa

This conditional form is created by attaching the future tense affix to the verb stem + the -sa / -se affix + personal endings.

Affirmative form
Ben okuyacaksam
Sen okuyacaksan
O okuyacaksa
Biz okuyacaksak
Siz okuyacaksanız
Onlar okuyacaklarsa

Negative form
okumayacaksam
okumayacaksan
okumayacaksa
okumayacaksak
okumayacaksanız
okumayacaklarsa

When translated into English, a subordinate clause with the -(y)acaksa / -(y)ecekse form doesn’t just denote a simple future condition like the -ırsa form, but rather indicates a person’s determination, intention, or plan to perform the action in the future (often translated as “if you are going to...” or “if you intend to...”).

  1. Uyuyacaksan ışığı kapatayım. - If you are going to sleep, let me turn off the light.
  2. Ali ile Fatma, yazın düğün yapacaklarsa bu evde otursunlar. - If Ali and Fatma are going to have a wedding in the summer, let them live in this house.
  3. Eve gitmeyeceksen annene haber ver. - If you aren’t going to go home, let your mother know.

Exercise 26.5. Write sentences using the verbs given in brackets in the conditional form ending in -(y)acaksa.

  1. Ehliyet (almak) sürücü kursuna kayıt yaptırmalısın.
  2. Beni (dinlememek) boşuna konuşmayayım.
  3. Doktora (gitmek) önceden randevu almalısın.
  4. Yemek (yememek) çay için.
  5. (Yüzmemek) niçin denize gidiyorsun?
  6. Piknikte top (oynamak) ayakkabılarını unutma.
  7. Yalan (söylemek) benimle bir daha konuşmasınlar.
  8. Ömer, dersten sonra pazara (uğramak) patlıcan al.
  9. Ankara’ya telefon (etmek) annene ve babana selâm söyle.
  10. Sabah erken (kalkmak) akşam saati kurmam gerek.
Key

Exercise 26.6. Combine two sentences into one using the conditional forms ending in -(y)acaksa.

  1. Öğretmen bugün ödev vermeyecek. Biz film seyredeceğiz.
  2. Ben bir işi yapmayacağım. Söz vermem.
  3. Onlar kompozisyon yazacaklar. Bol bol kitap okumalılar.
  4. Yıl içinde derslere çok çalışmayacaksınız. Boşuna okula gitmeyin.
  5. Siz eve kadar yürüyeceksiniz. Ben otobüse bineceğim.
Key

Unreal conditionals (-saydı)

The unreal conditional (-saydı) is used if the stated condition is actually unrealized, hypothetical, or entirely impossible. In English, this unreal conditional type is expressed using Second or Third Conditional structures (e.g., “if I did / if I had done... I would do / would have done”).

The unreal conditional forms are created by attaching the sa / -se affix to the verb stem + the buffer y + the definite past tense affix -di / -dı + personal endings:

Affirmative form
Ben arasaydım
Sen arasaydın
O arasaydı
Biz arasaydık
Siz arasaydınız
Onlar arasalardı

Negative form
aramasaydım
aramasaydın
aramasaydı
aramasaydık
aramasaydınız
aramasalardı

  1. Eğer sınıfımı geçseydim, babam bana bisiklet alacaktı. - If I had passed my grade, my father would have bought me a bicycle.
  2. Hava açsaydı, pikniğe gidecektik. - If the weather cleared up (had cleared up), we would go (would have gone) on a picnic.
  3. Taksiye binseydin, işine zamanında yetişebilirdin. - If you had taken a taxi, you could have arrived at your job on time.

Often, unreal conditional forms are accompanied by the word keşke “I wish” or “if only”.

  1. Keşke doğum günü partisine onu da çağırsaydım. - I wish I had invited him to the birthday party too.

Exercise 26.7. Write sentences using the verbs given in brackets in the unreal conditional form -saydı.

  1. Önüne bakarak (yürümek) düşmezdin.
  2. İmtihanda kopya (çekmek) ceza almazdın.
  3. Zamanım (olmak) seninle gelirdim.
  4. Davetimi (kabul etmek) çok üzülecektim.
  5. Köpeğini (sevmek), sokağa atmazdı.
  6. İyi (çalışmak) işten kovulmayacaktı.
  7. İlaç (kullanmamak) ölecekti.
  8. (gitmemek) göremeyecektim.
  9. Dünyada hiç savaş (olmamak).
  10. Babamız (ölmemek), bu duruma düşmezdik.
Key

Exercise 26.8. Combine two sentences into one following the example, using the unreal conditional forms ending in -saydı.

Ders çalışmadım. Zayıf aldım.
Ders çalışsaydım zayıf almazdım.

  1. Terliyken su içti. Hasta oldu.
  2. Kursa gittik. Türkçe’yi iyi öğrendik.
  3. Alkollü araba kullandı. Kaza yaptı.
  4. Babası izin vermedi. Partiye gidemedi.
  5. Key
  6. Zengin değilim. Paraya ihtiyacım var.
  7. Yağmur yağdı. Pikniğe gidemedik.
  8. Iyi antrenman yapmadık. Maçı kaybettik.
  9. Arabam yoktu. Köye gidemedim.
Key

Exercise 26.9. Read the text and answer the questions.

Text: Arkadaşım Mistik (My friend Mistik)

Büyük geniş bir yoldan geçiyorduk. Kenarda yıkılmış bir duvar vardı. Birdenbire karşıdan büyük bir köpek çıktı. Arkasından birkaç adam, kalın sopalarla bu köpeği kovalıyordu. Bize:
— Kaçın, kaçın ısıracak! Diye bağırdılar. Korktuk, şaşırdık, öyle kaldık. Arkadaşıma:
— Aman kaçalım! dedim.
Gözleri ateş gibi parlayan köpek, bize yetişmişti. O zaman Mistik:Key
— Sen arkama saklan! diye haykırdı. Önüme geçti. Köpek onun üzerine hücum etti. İlk önce hızla birbirlerine çarptılar. Sonra güreşir gibi boğaz boğaza geldiler. Köpek ayağa kalkmıştı. Biraz böyle boğuştuktan sonra, ikisi de yere yuvarlandılar. Bu savaş bana çok uzun geldi. Titriyordum. Sopalı adamlar köpeği uzaklaştırdılar. Mistik kurtulmuştu, Ancak zavallının, kollarından, burnundan kan akıyordu. Köpek, kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırmış bir hâlde hızla kaçmıştı.Key
Mistik:
— Bir şey yok acımıyor. Biraz çizildi diyordu. Onu, evine götürdüler. Ben de hemen evimize koştum. Ertesi gün, Mistik okula gelmemişti. Daha ertesi gün yine gelmedi. Anneme gidip Mistiğ'i görmek istediğimi söyledim.
— Hastaymış yavrum. İnşallah iyi olunca yine oynarsınız. Şimdi rahatsız etmek ayıptır, dedi.
Ondan sonra her sabah Mistiğ'i iyileşmiş bulacağım ümidimle okula gittim. O, hiç gelmedi. Köpek kuduzmuş. Baktırmak için, Mistiğ'i, Bandırma'ya götürdüler. Oradan İstanbul'a götürecekler, Sonunda bir gün işittik ki, Mistik ölmüş.Key

kalın sopalarla - with thick sticks
Kaçın, kaçın ısıracak! - Run, run, it’s going to bite!
yetişmek - here caught up (with us)
haykırmak - to cry out, to shout
hücum - attack
boğuşmak - to wrestle, to struggle
yuvarlanmak - to roll
çok uzun geldi - seemed very long
uzaklaştırmak - to drive away, to remove
kollarından, burnundan kan akıyordu - blood was flowing from his arms and nose
kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırmış - tucking its tail between its legs
bir şey yok acımıyor - it’s nothing, it doesn't hurt
yavru - child, baby
ayıp - shame, inappropriate
Ümidiyle - with the hope of
kuduz - rabid (with rabies)
işittik ki - we heard that

  1. Mistik ve arkadaşının karşısına köpek nereden çıktı?
  2. Köpeğin arkasındaki adamlar ne diye bağırıyorlardı?
  3. Mistik, niçin «Sen arkama saklan!» diye bağırdı?
  4. Köpekle Mistik arasında nasıl bir boğuşma geçti?
  5. Mistik köpekten nasıl kurtuluyor?
  6. Mistik niçin okula gidemiyor?
  7. Mistik, sonuçta iyileşiyor mu?

Key

Summary table of conditional forms in the Turkish language

Form Real conditionals Unreal
conditionals
-yorsa -ırsa -dıysa -mışsa -(y)acaksa
Affir-
mative
yazıyorsam
yazıyorsan
yazıyorsa
yazıyorsak
yazıyorsanız
yazıyorlarsa
yazarsam
yazarsan
yazarsa
yazarsak
yazarsanız
yazarlarsa
yazdıysam
yazdıysan
yazdıysa
yazdıysak
yazdıysanız
yazdılarsa
yazmışsam
yazmışsan
yazmışsa
yazmışsak
yazmışsanız
yazmışlarsa
yazacaksam
yazacaksan
yazacaksa
yazacaksak
yazacaksanız
yazacaklarsa
yazsaydım
yazsaydın
yazsaydı
yazsaydık
yazsaydınız
yazsalardı
Nega-
tive
yazmıyorsam
yazmıyorsan
yazmıyorsa
yazmıyorsak
yazmıyorsanız
yazmıyorlarsa
yazmazsam
yazmazsan
yazmazsa
yazmazsak
yazmazsanız
yazmazlarsa
yazmadıysam
yazmadıysan
yazmadıysa
yazmadıysak
yazmadıysanız
yazmadıylarsa
yazmamışsam
yazmamışsan
yazmamışsa
yazmamışsak
yazmamışsanız
yazmamışlarsa
yazmayacaksam
yazmayacaksan
yazmayacaksa
yazmayacaksak
yazmayacaksanız
yazmayacaklarsa
yazmasaydım
yazmasaydın
yazmasaydı
yazmasaydık
yazmasaydınız
yazmasalardı