Изучаем турецкий язык с нуля!
Ders 19


Урок 19. Система сложных времен (продолжение)

Словарь урока

aynı - такой же
ceza - штраф, наказание
daima - всегда
feda etmek - пожертвовать,
   принести в жертву
gezmek - гулять
gittikçe - постепенно
göl - озеро
hakkında - о, относительно,
   касательно
hata - ошибка
heyecanlamak - волноваться
hindi - индейка
istasyon - станция
kavuşmak - получать, обретать
ne çare ki - увы!
not - оценка, отметка
oldukça - довольно
ödemek - платить
öykü - рассказ, повесть
özlemek - скучать, тосковать
rahat - спокойно, удобно
tekrar - еще раз, повторно
tekrarlamak - повторять
tırmanmak - карабкаться,
   влезать, взбираться
yurt - общежитие

Преждепрошедшее время (-mıştı)

Преждепрошедшее время представляет собой сложную форму, состоящую из аффиксов двух прошедших времен - прошедшего субъективного на -mış и прошедшего категорического на -tı и личных окончаний.

Преждепрошедшее время обозначает действия, произошедшие до описываемого момента в прошлом. Выделяются такие оттенки значений:

Данная форма называет второе из двух действий, предшествующее первому по времени.

İstasyona koşup geldi. Ne çare ki tren kalkmıştı. - Он прибежал на станцию. Увы, поезд уже ушел.

Для говорящего важнее результат, а не само действие

Bu kitabı bir haftada okumuştum.

Очень часто форма преждепрошедшего времени используется для того, чтобы вспомнить или напомнить о событиях, действиях уже произошедших в прошлом.

Hatırlıyor musun? İki sene once seninle burada buluşmuştuk. Sen bana bir hediye vermiştin. Ben buna çok sevinmiştim. - Ты помнишь? Два года назад мы с тобой здесь встречались. Ты мне подарил подарок и я этому очень обрадовался.

Также эта форма может использоваться в случаях, когда говорящий предупреждал о каком-либо событии в прошлом

Ben size «Bu imtihana iyi çalışın» demiştim. - Я вам говорил «Хорошо готовьтесь к этому экзамену».

Ben gelmiştim
Sen gelmiştin
O gelmişti
Biz gelmiştik
Siz gelmiştiniz
Onlar gelmişlerdi
  gelmemiştim
gelmemiştin
gelmemişti
gelmemiştik
gelmemiştiniz
gelmemişlerdi
  gelmiş miydi?
gelmiş miydin?
gelmiş miydi?
gelmiş miydik?
gelmiş miydiniz?
gelmişler miydi?
  1. Oğlum, İstanbul sokaklarında gezerken kaybolmuştu. - Мой сын, когда гулял по улицам Стамбула, потерялся.
  2. Kışlık elbiselerimi giymemiştim. Onun için üşüttüm. - Я не надел зимнюю одежду, поэтому замерз.
  3. Ahmetler dün akşam size gelmişler miydi? - Ахметы вчера к вам приходили?

Упражнение 19.1. Напишите предложения, испопьзуя глаголы, данные в скобках, в утвердительной форме преждепрошедшего времени.

  1. Çocuklar dışarıda futbol (oynamak)
  2. Hayatını yavrusuna (feda etmek)
  3. Nermin onlara yemeği (hazırlamak)
  4. Ayşe beş yıl önce çalışmayı (bırakmak)
  5. Geçen yaz göl kıysına (gitmek)
  6. Evin içi bir anda Noel havasıyla (dolmak)
  7. Suna oğlunun mektubu yazmasına (yardım etmek)
  8. Çoğunun süt dişleri (dökülmek)
  9. Ben de bu öyküyü çocukluğumda (dinlemek)
  10. Onlar uzun zamandan beri rahat bir çalışma sistemi (kurmak)
  11. Tam istediği gibi bir iş (bulmak)
  12. Dokuz kiloluk bir hindi (almak)
  13. Çalışmaya bir hafta önce (başlamak)
  14. Salih bu yıl sınıfı oldukça iyi notlarla (geçmek)
  15. Nermin hafta sonu çocuktarı boş bırakmamak için bir sürü plan (yapmak).
Ключ

Упражнение 19.2. Напишите предложения в отрицательной форме преждепрошедшего времени.

  1. Daha önce aynı hatayı yap.
  2. Özlediği arkadaşına tekrar kavuş.
  3. Çocukları komşusuna bırak.
  4. Talih kuşu başına kon.
  5. Hava alanına gittiğimde uçak havalan.
Ключ

Упражнение 19.3. Напишите предложения, используя глаголы, данные в скобках, в вопросительной форме преждепрошедшего времени.

  1. Bu elbiseleri (beğenmek)?
  2. Hasan’a eve gitmesini (söylemek)?
  3. Siz bu şarkıyı daha önce (dinlemek)?
  4. İstanbul’da daha once hiç (kalmak)?
  5. Geçen yılki imtihanda çok (heyecanlanmak)?
Ключ

Упражнение 19.4. Составьте предложения, употребляя формы преждепрошедшего времени.

  1. tırmanmak / biz / dağa / hızlı / çok
  2. oğlum / dondurma / istemek / çikolata / ve
  3. ödemek / bu elbise / para / çok / ben
  4. kalmak / iki / kızım / hastahanede / hafta
  5. soğuk / içmek / teyzemin / ev / ayran / biz
Ключ

Прошедшее неопределенное время (-ardı)

Прошедшее неопределенное время складывается из показателей двух времен - настоящего широкого на -ar/-ır и прошедшего видимого на -dı. Спряжение происходит с помощью личных аффиксов.

Ben dinle + r + di + m
Sen dinle + r + di + n
O dinle + r + di
Biz dinle + r + di + k
Siz dinle + r + di + niz
Onlar dinle + r + ler + di
dinle + mez + di + m
dinle + mez + di + n
dinle + mez + di
dinle + mez + di + k
dinle + mez + di + niz
dinle + mez + ler + di
dinler miydim?
dinler miydin?
dinler miydi?
dinler miydik?
dinler miydiniz?
dinlerler miydi?

Прошедшее неопределенное время называет действия, регулярно совершавшиеся в прошлом в силу устоявшихся традиций, привычки и т.п.

  1. О gençken çok hızlı koşardı. - Когда он был молодой, он очень быстро бегал.
  2. Birbirlerini о kadar çok severlerdi ki, hiç ayrılmazdı. - Они так друг друга любили, что никогда не расставались.
  3. Kardeşin okuldayken çok ders çalışır mıydı? - Твой брат, когда учился в школе, много занимался?

Формы прошедшего неопределенное времени могут использоваться в условных предложениях нереального типа, причем одна из частей такого сложного предложения, как правило, выражает отрицательное, негативное значение. Однако, следует заметить, что в подобных случаях форма на -ar / -ırdı не несет оттенков совета или рекомендации.

Çok çalışsaydı, başarılı olurdu. - Если бы он много работал, он бы был успешен.

Упражнение 19.5. Напишите предложения в утвердительной форме прошедшего неопределенного времени.

  1. Her akşam ders çalışırım.
  2. Çarşamba günleri futbol oynarım.
  3. Karanlık gecelerde yıldızları seyrederim.
  4. Kardeşimle sinemeya giderim.
  5. Yurtta kalırken ailemi çok özlerim.
Ключ

Упражнение 19.6. Напишите предложения, используя глаголы, данные в скобках, в утвердительной форме прошедшего неопределенного времени.

  1. Birlikte çalışmaktan (hoşlanmak).
  2. Fatih Yeni yıl alışverişini daima son dakikaya (bırakmak).
  3. Yaşlı kadın her işe (karışmak).
  4. Özel Olimpiyatlar’a hep beraber (gitmek).
  5. O, Ceyda’ya her zaman sorun (çıkarmak).
  6. Çikolatalı kurabiyeleri çok sever ve anne de daima onlar için (yapmak).
Ключ

Упражнение 19.7. Напишите предложения в отрицательной форме прошедшего неопределенного времени.

  1. Uzun gecelerde pencerenin karşıında seni beklerdim.
  2. Arkadaşlarımla birlikte top oynardık.
  3. Tarih öğretmenimiz her defasında bie ceza verirdi.
  4. Lisede okurken çok televizyon seyrederdim.
  5. Eskiden insanların iyi olduklarını düşünürdüm.
Ключ

Упражнение 19.8. Напишите предложения в вопросительной форме прошедшего неопределенного времени.

  1. Önceden tatlıyı sev?
  2. Siz çocukken yeşil ağaçları kes?
  3. Öğretmeniniz size çok kız?
  4. Paran olsaydı bilgisayar al?
  5. Dayın sana hediye al?
  6. Deden radyodan haber dinle?
  7. Ablan güzel yemek pişir?
  8. Murat ona her zaman büyük bir adammış gibi davran?
Ключ

Упражнение 19.9. Напишите предложения в форме прошедшего неопределенного времени.

  1. Daha önce Türk yemeklerini sev. Ama şimdi çok seviyorum.
  2. Çocuk niçin ağlıyor? Daha once hiç ağla.
  3. Eskiden buralara çok yağmur yağ.
  4. Biraz daha güzel oynasaydık, maçı kazan.
  5. Eskiden sen de benim gibi koş.
  6. Öğrenciyken ünlü bir avukat olacağını düşün?
  7. Şemsiye alsaydık bu kadar ıslan.
  8. Sen eskiden bana çok yardım et.
  9. Küçükken babam bana hiç bağır.
  10. Eskiden onun hakkında hiç iyi şeyler duy.
Ключ

Упражнение 19.10. Прочитайте тексты и ответьте на вопросы.

Suya düşen planlar

Geçen hafta Semiha Hanım bir toplantı yapmayı plânlamıştı. Bu toplantı için uzun zamandan beri hazırlık yapıyordu. Bütün dostlarını bu toplantıya davet etmişti. Yemekler hazırlamış ve bütün evi baştan aşağıya temizlemişti. Fakat son dakikaya hastalandı ve toplantıyı iptal etmek zorunda kaldı. Zavallı Semiha Hanım! gerçekten hayâl kırıklığına uğramıştı.

Zekai Bey geçen hafta patronundan zam istemeyi plânlamıştı. Bu teklif için uzun zamandan beri hazırlık yapıyordu. Haftalarca işe erken gelmişti. Geç saatlere kadar yorulmadan çalışmıştı. Hatta bu görüşme için yeni bir takım elbise bile satın almıştı. Fakat tam zam isteyeceği sırada patronu onu işten kovmuştu. Zavallı Zekai Bey! gerçekten hayâl kırıklığına uğramıştı.

Naci ile Naciye geçen ay evlenmeyi plânlamıştı. Evlilik için uzun zamandan beri hazırlık yapıyorlardı ve onların dostları dört gözle bu günü bekliyordu. Naciye güzel bir gelinlik kiralamıştı. Naci de şık bir elbise satın almıştı. Naci iki iki yüz kişiye davetiye göndermişti. Fakat son dakikaya Naci hastalandı ve düğünü iptal etmek zorunda kaldılar. Zavallı Naciye! gerçekten hayâl kırıklığına uğramıştı.

Sizin de uzun zamandan beri yaptığınız plânlarınız var mı? Bu plânlar gerçekleşmezse hayâl kırıklığına uğramamız gerekir. Buna benzer olaylar yaşadınız mı? Arkadaşlarınıza anlatın.


toplantı - собрание
davet etmek - приглашать
baştan aşağıya - с головы до ног
iptal etmek - отменить
Zavallı - бедная!, бедняжка
hayâl kırıklığına uğramıştı - разочаровываться
zam - прибавка
işten kovmak - выгонять с работы
göndermek - посылать
düğün - свадьба
zorunda kaldı - пришлось, была вынуждена
Buna benzer olaylar yaşadınız mı? - С вами похожее случалось?
  1. Neyi plânlamıştınız?
  2. Ne zamandan beri hazırlık yapıyordunuz?
  3. Önceden neler yapmıştınız?
  4. Ne oldu? Hayâl kırıklığına uğradınız mı?


Только зарегистрированные пользователи могут добавлять комментарии.

Комментарии  

+3 # татьяна 09.11.2014 12:42
Добрый день. Я изучаю турецкий язык. И очень хотела бы чтобы вы разъяснили мне употребление глагола в преждепрошедшем времени kaybolmustu. Как я поняла он означает заблудился. Так как преждепрошедшее время обозначает действие, совершившееся прежде другого прошедшего времени, то как можно сначала заблудиться, а потом гулять по улицам Стамбула? Я не говорю, что вы не правы, у Щеки тоже самое в предложении: когда в отеле он мне дал конверт, вошел официант. "Вошел" у него тоже в форме преждепрошедшег о времени. Но ведь официант не вошел прежде чем ему передали конверт? Скорее всего здесь одновременность : во время прогулки по улицам Станбула он заблудился. Во время передачи мне конверта вошел официант. Может примеры не удачные?